Adının anlamına baktım Berkin, Sağlam, güçlü, kuvvetli demekmiş.
Ama sen bebek gibi uyuyorsun.
14 yaşımdayken bakkala gitmeyi çok severdim, beleş sakız almak, ıvırı zıvır onlara bakmak, o bakkal kokusunu içime çekmek ve taze ekmeğin dirseğini ısırıp, gazete arası, koltuk altı eve getirmeyi severdim. Eve o ekmek gelince sanki 'gün' başlar olurdu.
Seni bu yüzden seviyorum Berkin.
Gücün bedenini aşmış. İçimizdeki dirence dönüşmüş. Uyuduğun günleri, uyanmadığın geceleri saymışım. Belki dedim bundan seviyorum seni.
Uykunun 14. gününde her yaşı için bir gün uyudu dedim. Dinlendi.
Rüyalarını hayal etmeye başladım.
Hadi yeter dedim.
Küçükken Elvan gazozları vardı, içinde hava kabarcıkları olan. O kabarcıkların yanaklarımda patlamasına bayılırdım, hele güneşli günlerde. Bana o anlarımı hatırlattın 40. uyku gününde.
101 gündür uyuyordun bir ara, senin uykulu halin beni daha yürekli biri haline getirdi, belki bundan sevdim seni Berkin.
Okula gidemediğin 170. gün geçtiğinde bana, içinde yaşadığım topluma öğrettiklerini düşününce de sevmiş olabilirim seni Berkin..
Sonra 180 gün oldu sen uyuyalı, o hikayeyi bilirmisin bilmem 80 günde dünyayı dolaşırlar. Sen de dolaştın dünyayı Berkin yazmadığın romanlarla..
5 ocak'da 15. yaş günün olduğunda annenin yaşlarını hissettiğim için anne olarak sevdim seni Berkin.
Senin için fenerler, ağıtlar yakıldı. Birbirini tanımayan insanlar beraber ağladı.
Bu yüzden sevmiş olabilirim seni Berkin..